sade tasarımıyla gözü en az yoran, boktan içeriğiyle beyni hiç yormayan blog ödülü - 2009

2 Mart 2011 Çarşamba

digiturk vs blogspot

şu digiturk'ten hayatımın bütün dönemlerinde çok ilginç bir şekilde nefret ettim. gerek reklamlarıyla, gerek yayınladıkları siktiriboktan filmlerle bu aptal kutusunu daha da aptallaştırmaya yarayan cihazı alanlara hayret edip durdum. bu digiturk pezevenkleri şimdi de ortaya çıkıp blogspot'a erişimi engelleme işine girmişler. devletimiz böyle bir durumda halkın tarafını tutar mı? tabii ki tutmaz. o da digiturk'ü haklı bulmuş ve daha önce yüzlerce kez yaptığı gibi yine sansür getirmiş blogger'a. zaten bu allahın belası ülkenin devletinden de, hükümetinden hiçbir şey beklemiyorum, asıl anlamadığın şey halkımızın nasıl bu kadar mal olabildiğidir. gerçi en iyi bunu anlıyorum ama çaktırmıyorum sevgili blöğ yazarları. kimse bu yasakları hak etmediğimizi söyleyemez.

yine de böyle bir yasağın açıklamasını kimse düşünmüş müdür bilmiyorum. bu nasıl bu kadar normal karşılanır onu da anlamıyorum. adalet makamı şunu söylemek istiyor: digiturk'ün lig maçlarından kazandığı para bu bloglar aracılığıyla yapılan yayın paylaşımı sebebiyle azaldığından, sadece digiturk ve ortaklarının çıkarlarını korumak için ülkenin geri kalanının kullandığı bir siteye erişimi yasaklıyoruz.

belki artık şaşırmamamızın sebebi adaletten kastımızın her zaman bu olmasıydı. güçlünün kazanmasına o kadar alışmışız ki bu da sıradan bir haber gibi geliyor. mesela neden digiturk'e dava açmıyoruz? yayınlarının güvenliğini sağlamak onların sorumluluğu değil mi? dünyanın en iyi futbolunun oynandığı ispanya ligi ntv'de beleşe yayınlanırken türkiye liginin boktan maçlarını seyretmek zaten başlı başına mantıksızlık abidesi. ben bu maçları bloglarda yayınlanan linkleri kullanarak seyretmiyorum. neredeyse tanıdığım kimse de seyretmiyor. bu durumda digiturk'ün kasası dolsun diye bize getirilen kısıtlamayı bu kadar kolay kabul ediyor oluşumuzun sebebi nedir? blogdan maç seyretmemiş olan ben ve benim gibi bir sürü insan devletin nasıl bu kadar umrunda olmaz? blogsuz ölür müyüz? tabii ki ölmeyiz. ayrıca bu kısıtlama hiçbir işe yaramaz. dns değiştirerek yine giriliyor bloga. ona çözüm bulsalar başka türlü yine girilir. internetin fişini çekmedikçe blogger gibi bedava kullanım sunan bir siteye isteyen herkes girebilir, bunu hepimiz biliyoruz ama sorun bu değil. sorun nasıl bu kadar ucuza satıldığımız.

aslında bu da pek şaşırtıcı değil. zira o kadar  gerizekalı bir milletiz ki yapılan hiçbir şey yeterince şaşırtıcı değil. beklentilerim yüksek olduğu için heyecanlanamıyorum. bu lig tv saçmalığı ilk çıktığında bütün ülke dekoder almaya koştu. buna ne gerek var ki? üstelik öncesinde lig maçları cine5 ve teleon'da da yayınlanmıştı. ulan bir insan topluluğu 3 ay sabredemez mi? 3 ay maç seyretmesen, o aptal dekoderleri satın almayı reddetsen; mesela maçlara gitmesen, dekoder de almasan, hem takıma, hem digiturk'e baskı yapsan ne kaybedersin? 3 ay seyretmediğin maçlar senden hesap mı sorar beyinsiz? zaten futbol maçları temelde izlenmesi için yapılmıyor mu? buna rağmen insanlar maçları izleyemesin diye elden geldiğince çaba göstermenin saçmalığı bu kadar barizken buna alet olma konusundaki ısrar neden? gerçi böyle şeylere gösterilen direnci bizim milletten beklemek çok yanlış, ben de neler düşünüyorum. sonuç itibariyle digiturk de büyüdü ve bugünlere gelip insanların özgürlüğüne bile kafa tutar hale geldi. aslında digiturk blogdan yarım yamalak maç seyreden birkaç kişiye kadar düştüyse bunlar zaten son çırpınışları olsa gerek. yine de keşke bu yasağın digiturk receiver satışlarını artırmayacağından emin olabilsek. muhtemelen artıracaktır.

ayrıca siz de mevcut dns'inizle blogger'ın bazı sayfalarına erişemiyorsanız  dns ayarlarınızı 4.2.2.5 ve 4.2.2.6 olarak değiştirin. gördüklerinize inanamayacaksınız.

4 yorum:

Merope dedi ki...

bence bu ülkede herşey olur. ogün samastın "çocuk" mahkemesinde yargılandıgı bir yerden bahsediyoruz :))

Rukneddîn Cevdet Kekremsi dedi ki...

bide çocuk mocuk, nobel edebiyat ödülü almış birine "akilli olsun akilli" demişti ki salvador dali olsa böyle bi tablo çıkaramazdı :F

alis dedi ki...

%100 katılıyorum. Özellikle de ikinci paragrafa. Burada yaşanan aslında sansür, düşünceyi susturma falan değil de açgözlülüğe, paraya tapanlara ne pahasına olursa olsun destek olmak. Vatandaşın rütbesi düşük herhalde ki bizim haklarımız düşüncesizce çiğneniyor. Avukat bir arkadaşım biz bloggerların digiturke ve hatta kaçak yayın yapan siteye bizi zarara ugrattiklari için dava açabileceğimizi söyledi. Kimse maddi külfetin altına girmek istemediği için açmayacak o ayrı. Hakkını savunmak için senelerce mahkemelerde sürünmek gerekiyor zira. Amerikan dizilerinde anayasanın free speech ilkesi dediklerinde akan suların durmasına, bunun diğer herkesin çıkarından önde tutulmasına pek bir özeniyorum doğrusu.

Digiturk akıllı olsaydı, madem kaçak yayın ona bu kadar koyuyor, baksaydı yurt dışında bu işe para yatıran kurumlar haklarını nasıl, ne ölçüde koruyabiliyor, ayağını yorganına göre uzatsaydı. Ben mi dedim 300 bilmemkaç milyon yatır diye. İnternette kaç milyon dolar bütçeli filmler bedava, müzik bedava, üstelik bunlarda kaç kişinin emeği, yaratıcılığı var. Maç da ya seve seve ya s.ke s.ke bedava olacak ilerde, çağ değişiyor. Ellerinden hiç birşey gelmeyeceğini kabul etmek, çağa ayak uydurmak zorundalar.

Rukneddîn Cevdet Kekremsi dedi ki...

asıl free speech ilkesinin önüne nasıl geçildiğini birkaç haftadır daha iyi görüyoruz. bu odatv baskınlarında adamlar hukukun gözüne gözüne indirmişler. sırf hükümet ve cemaat karşıtı yayın yaptılar diye bütün belgelere el koydular. halkın çoğunluğunun bunlardan memnun olduğundan da eminim. rahatsız olanlar olarak azınlıktayız