sade tasarımıyla gözü en az yoran, boktan içeriğiyle beyni hiç yormayan blog ödülü - 2009

1 Ağustos 2009 Cumartesi

nasıl bir toplumsunuz lan siz?

bir sünnet davetiyesi saçmalığı vardır. şimdiye kadar herkesin başından geçmiş veya çoğumuz şahit olmuştur sanıyorum. genellikle davetiyenin kapağının ön yüzünde, attan üstü açık arabaya kadar nedense bir vasıtaya binmiş, o yaşta mahallede gün aşırı kavga edip tanımlayabildiği her şeye söven (geçen yıl bir çocuktan "bokuna sıçarım" diye bir küfür duydum ona dayanarak söylüyorum) erkek çocuklarıyla ne görüntü ne de ifade itibariyle hiç alakası olmayan naif mi naif, al yanaklı kiraz dudaklı tipler olur. ilginç olansa bu tiplerin bazen buldozer, atv gibi tiple hiç alakası olmayan vesait üstünde çizilmiş figürlerinin olmasıdır. biri bana bunu açıklayabilir mi? beygirmiş 4x4'müş geçtim de neden illa ki bir vasıta? sünnet > erkek olmak > alman idealizmi > modernitenin alman toplumu ve daha sonra avrupa üzerindeki maskulen etkisi > sanayileşme > mekanikleşme > 4 tekerlekli araç şeklinde bir ilgi kurmak istiyorum ama o da çok zor geliyor. belki de sadece arabaların, tasarımları gereği, fallik cisimler olmasının sonucudur, bilemiyorum ama sünnet olmakla araç kullanmanın alakası nedir yani? erkek olmanın belirtisi araba kullanmak mıdır? tamam, erkeklerin bu konuda doğuştan yeteneği vardır ama formula 1 pilotları içinde 1 tane müslüman ve dolayısıyla sünnet olmuş olma ihtimali bulunan adam yok! buna ne demeli? hadi ona da matbaacılar birliğinin veya bu işte standartları kim belirliyorsa onun bok yemesi diyelim. sünnetlik kıyafet satan yerlere ne oluyor ulan? o davetiyelerdeki tipleri birebir hayata geçirip modelini çıkarmışlar ve vitrinlere koyuyorlar! balistik jel gibi bir maddeden yapılma beyaz suratlı insanlar, al yanaklı falan, yüzlerde bir şebek sırıtışı, elde ne işe yaradığı asla anlaşılamayacak olan bir asa, ilginç bir kostüm öylece mal mal alıcıların yüzüne bakıyor vitrinlerde. alıcılarınsa zaten o soytarı kıyafetinin içinde çocuklarının ne kadar muhteşem duracağını hayal etmekten gözü dönmüş...

ayrıca ebeveynlerin neden çocuk daha yeni doğmuşken bu işi bitirmek yerine eşşek kadar olmasını beklemesinin gerekçesini bizzat kendi anne babamdan duydum ve şoke oldum: "çocuk da hatırlasın istedik!" tamam sen istedin de çocuk hatırlamak istiyor mu bakalım?! ben hayatımda o kadar utanç duymamıştım. sanki çok matah bir bok yiyormuşuz gibi bir de süslü püslü kıyafetler, ev desen bir kaos ortamı, sürekli en mutlu günüm olduğunu iddia eden insanlar... en mutlu günümde atari oynayamayacaksam neye yarar lan o gün? ben de tabii, çaresiz, mahalledeki çocukların deneyimlerini almak için dışarı çıktım. gelen cevaplar tabii korku düzeyini tavana vurdurur nitelikteydi. usturalar, satırlar, kanlar, etrafa sıçrayan et parçaları... bunlardan da korkunç olanı ise doğru olan tek deneyimdi: sünnetçinin kadın olması!

peki neden bu konu?
dün eve bir davetiye geldi... içinde yazanları ve kapağını koyuyorum ve siz karar verin.


bakın bu davetiyenin ön yüzü. kırmızı ve mavi atv'lere binmiş 2 çocuk var ve yüz ifadeleri az çok seçiliyordur... ayrıca mavi çocuk elini kaldırmış, varoluşa hesap sorar gibi ama nedense yüz ifadesi son derece hoşnut! bir de arazi şartları için üretilen tekerleklerle kesik çizgili asfalt yol arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekmek isterim ama o sadece küçük bir mevzu...

tamam bunu geçtik diyelim.


asıl davetiyede yazanlara dikkat çekmek istiyorum:

oğuzhan ve arda diyor ki:
sünnet sünnet dediler
başımızın etini yediler
sünnet olmazsanız size kız yok dediler
işte sünnet oluyoruz. bu mutlu günümüze
bizi seven herkesi bekliyoruz
lan bunlar 7 yaşında çocuk! nereye söylüyorlar böyle şeyleri? 2 dakika espri yapmayın be! madem yapıyorsunuz başkasının üzerinden yapmayın. ayrıca sünnet olmazsanız size kız yok da ne demek? ben size bu cümleyi daha net bir dile çevireyim

oğuzhan ve arda kendi aralarında konuşuyor:
o: bak bilader, şu yaşa (7) geldik hala tık yok... biz ne zaman (seks) yapacağız ulan?
a: sorun nerde inan ki anlamıyorum abi...
o: sorun sünnet olmamız olabilir mi acaba lan? bu yüzden mi kimse bize (kız) vermiyor acaba?
a: bilmem ki... olabilir mi dersin? ben de bazen düşünüyorum ama... yok yok olamaz heralde
o: bence bu yüzden...
a: abi o zaman tez elden bir davetiye hazırlayalım ve sünnet olma gerekçemizi yazalım
o: haklısın valla

4 yorum:

Merope dedi ki...

allahım iyi ki erkek doğmamışım dinimiz amin :)

Merope dedi ki...

bu arada yayın hayatına dönüşünğz şerefine çırağan sarayında parti yapıyomuşunuz biz de gelicez efenim!!!

kamiharbirando dedi ki...

bence sünnet davetiyelerine yazılan herneyse bilmiyorum ne olduğunu onları ibrahim sadri yazıyo 8-)

Rukneddîn Cevdet Kekremsi dedi ki...

zaudhusahruarhsa ibrahim sadrinin elinden çıkıyor olabilir zaten o da böyle aile şairi iğrenç bir sanat cismi... ayrıca yayın hayatıma dönüşüme çırağan yeter mi sanıyorsun sayın merope? obamayla konuştum beyaz sarayı verecek! gönlünüzce çılgın atın dedi :o